Yazdır

GENÇLERDE ÖZGÜVEN

Aktif .

   Özgüveni yüksek olanlar mı başarılı olurlar yoksa başarılı olanların mı özgüveni yüksektir? Sınavlarda başarılı olma yolunda özgüven ne derece etkilidir? Son yıllarda sıklıkla duyduğumuz bu sözün ne anlama geldiğine bir bakalım isterseniz…
    Özgüven, kişinin kendisine ilişkin düşünceleri duyguları ve davranışları içerir. Küçük yaşlarda hayatımıza girer ve yaşantımızın her anında çevremizle olan ilişkilerimizi etkiler. Kişiliğimizin önemli yapı taşlarındandır. Diğer kişilik özelliklerimiz gibi kararında ve tutarlı bir özgüven her zaman için bizi ön planda tutar; başarılı olma yolunda bize güç verir. Peki aşırı özgüven de aynı şekilde insanı motive eder ve başarılı olma yolunda bize destek sağlar mı? Yoksa herşeyde olduğu gibi özgüveninde aşırısı zararlı mı?
 

  1960'lardan 1990'lara kadar ABD’de kabul gören yaygın görüş, özgüvenin öğrencilerin okul başarısında, arkadaşları ile kurdukları ilişkilerde ve ileriki yaşamlarında gösterecekleri başarılarda önemli bir etken olduğuydu. Bu nedenle öğrencilerin özgüvenini güçlendirmeye yönelik pek çok program başlatıldı. 1990’lardan itibaren yapılan araştırmalar ise öğrencilerin özgüvenini yükseltmenin okul başarılarına olumlu bir katkısı olmadığı gibi, olumsuz etki yapabileceğini gösterdi. (Baumeister, 2001)
    Öğrencilerde özgüven geliştirme çalışmalarının yanı sıra “özdenetim” konusunda da öğrencilerin desteklenmesi gerektiği görüşü benimsenmeye başlandı. Böylelikle olumsuz etkiler (aşırı özgüven, bencillik, sorumsuzluk vb.) yavaş yavaş yerini istendik davranışlara bırakmaya başladı.
    Dolayısıyla çocukluktan başlayarak üniversite hayatına kadar olan eğitim sürecinde özgüven ve özdenetim çalışmaları, gençlerin üniversite hayatında sorumluluk sahibi olması, durumlar karşısında kendi kararlarını verme olgunluğunu gösterebilmesi gibi olumlu özellikler kazanmasına destek sağlamış oldu.
    Evinden ayrılarak farklı şehirlerde aileden uzakta yaşamaya başlayan gençler için ne kadar önemli bir kişilik özelliği olduğunu anneler ve babalar daha iyi bilir sanırım. Size bir ipucu daha verelim; çocuklarının gelişiminde tutarlı davranan, özgüven gelişimiyle birlikte özdenetim gelişimine de önem veren ailelerin çocuklarından ayrıldıklarında diğer anne babalara oranla daha az kaygı, merak etme vb. durumların yaşandığı görülmüştür. Hem çocuğunuzun sağlığı hem de kendi sağlığınız için özgüven ve özdenetim konusunda bir uzmandan destek almayı unutmayın!
 

Özgüveninizi geliştirmek için:
- Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın.
- Kendinizi kötülemeyin.
- Bağışlayın ve unutun.
- Pozitif ve destekleyici insanlarla birlikte olun.
- Sevdiğinizi işlere ve aktivitelere katılın.
- Kendinize karşı dürüst olun.
- Olumlu –pozitif konuşun.
- Geçmişteki hatalarınızdan dolayı kendinizi suçlamayın.
- Kişisel başarılarınızı listeleyin.
- Pozitif özelliklerinizi yazın.
 

Yazdır

AİLE İÇİ İLETİŞİM

Aktif .

 

Çalışırken, dinlenirken, müzik dinlerken, araç kullanırken ve hatta uyurken bir çok insanın aklına ilk olarak ailesi gelir. Her anımızda yanımızdadırlar. Onları asla ve asla kaybetmek istemeyiz. Peki ailemizi bu kadar çok seviyorken gerekli önemi veriyor muyuz? Yeterince onlara vakit ayırabiliyor muyuz? İşlerimizin yoğunluğunu gerekçe olarak sunabiliriz, peki onlarla bir arada olduğumuz zamanlarda onlara kendilerini değerli hissetme duygusunu tattırabiliyor muyuz? Hadi bunu da bir kenara koyalım, onlara içten bir “Merhaba!” diyebiliyor muyuz?
İletişimin en temel kuralı samimi bir merhaba sözü ve gülümsemedir; biz bunu sergilemekte bile bazen problem yaşayabiliriz. Aile içinde birçok sorun aslında iletişim engellerinden kaynaklanıyor. Çünkü birbirimizi anlamaya çalışmıyor halimizi hatırımızı uygun bir dille soramıyoruz. Aile içinde sağlıklı bir iletişimin olmazsa olmaz kuralları vardır. Aile üyelerinin kendilerini değerli hissetmeleri en temel gereksinimleri arasında yer almaktadır. “Ben değerliyim” duygusunu tadamayan birey bunu farklı yollarla giderme çabasında bulunacaktır. Ergenlik döneminde yaşanan bir çok sorunun altında değersizlik duygusu yatmaktadır.


Aile içerisinde kazanılması gereken diğer bir duygu ise bireyin kendini güvenli bir ortamda hissetmesidir. Kendisini güven içinde bulmayan çocuk ailenin dışında bir yere yönelerek aile ile olan bağlarını koparabilir. Aile içinde dayanışma ve temel güven ortamı yaratıldığında, dış dünya ile etkileşim sürecinde yaşanılan olumsuz olaylar birey üzerinde çok yıpratıcı bir etki bırakmaz. Eğer aile içinde güven ve dayanışma sağlanmamışsa bu insanlar yoğun stres ve gerginlik yaşarlar. Bu kişiler kendilerine dahi güvenemezler. Dolayısıyla çevresinde yakın ilişkiler kuramazlar.
Sorumluluk duygusu ise tamamen anne babanın söz ve davranışlarının yansıması olarak gelişir. Çocuklara yaşına göre sorumluluk kazandırmak zamanla kendi kararlarını verebilme yetisini kazandırır. Dolayısıyla sorumluluk yükleme konusunda acele etmemek gerekir. Zamanla zorluklarla mücadele ederek üstesinden gelmeyi başaracaktır.

Temel gereksinimleri yerine getirilen bireyler mutluluk duygusunu hatta kendini gerçekleştirme doyumuna ulaşabilirler. Tüm ihtiyaçları dengeli ve tutarlı ölçüde karşılanan bireyler artık hayata daha sıkı tutunabilen, ailesine bağlı ve onlara karşı sorumluluklarını bilen ve bir o kadar güçlü bir birey haline gelir.
Aile içerisinde bahsedilen ortamların yaratılması ve aile içi iletişime her an önem verilmesi gerekmektedir. Etkili bir iletişim ortamı yaratabilmek için ise bireylerin birbirine saygılı olması, doğal davranabilmesi, birbirlerini anlayacak ölçüde empatik olabilmesi, etkin bir dinleyici olması gerekmektedir. Ayrıca neyi, ne zaman, nerede, ve nasıl söyleyeceğini bilmek iletişimin vazgeçilmezleri arasında yer almaktadır. Birbirimizle konuşurken dinlediğimizi karşımızdakine bakışlarımızla, beden duruşumuzla ve sözel geribildirimlerimizle hissettirmeliyiz.
Etkili bir iletişimde kaçınılması gereken davranışlar;
-Sıklıkla emir cümleleri kurmak .
-Gözdağı vererek konuşma biçimi.
-Sürekli öğüt verme.
-Çözüm önerileri getirme.
-Sıklıkla yargılamak.
-Eleştirmek.
-Çocuğu sürekli övmek .
-Ad takmak, alay etmek.
-Sürekli soru sormak, sınamak, sorgulamak.


 

Yazdır

ÜSTÜN YETENEKLİ OLDUĞU DÜŞÜNÜLEN ÇOCUKLAR

Aktif .

 

ÜSTÜN YETENEKLİ OLDUĞU DÜŞÜNÜLEN ÇOCUKLARI DESTEKLEMEDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR

 BELİRTİLERİ

  • Akranlarına göre erken öğrenme (yürüme, konuşma, gibi),

  • Sonu gelmeyen sorular sorma,

  • Gelişim alanlarında eşzamanlı olmayan gelişmeler gösterme,

  • Hızlı ve derinlemesine öğrenme,

  • Yeni durumlara olumlu yaklaşma,

  • Çok gelişmiş bellekleri sayesinde ne zaman ne olduğunu en ince ayrıntısına kadar hatırlama,

  • Arkadaşlarının arasında liderlik etme,

  • Problemleri farklı yollar kullanarak çözme,

  • Birçok konu hakkında derinlemesine bilgi sahibi olma.

 GELİŞİM ALANLARI

 DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

Özbakım Becerileri

 

Üstün yetenekli çocuklar, özbakım alanında akran grupları ile aynı gelişim özelliklerini gösterir.
Dil Gelişimi Yüksek düzeyde sözcük dağarcığına sahiptir. Kendini ifade ederken daha fazla sözcük/cümle kullanacağından daha fazla zamana ihtiyaç duyar. Kendini ifade etmesi için yeterli zaman tanınmalıdır!
Kitaplara erken dönemde ilgi gösterir. Erken yaşta okumaya başlar. Yetişkin seviyesindeki kitapları bağımsız bir şekilde okuyabilir. Çocuğun bu yönünü desteklemek için okuduğu kitapları arkadaşlarına anlatması ve okuduklarını onlarla paylaşabilmesi için fırsatlar yaratılmalıdır.
Sözlü ve yazılı ifadelerde orijinallik sergiler. Soyut anlam taşıyan sözcükleri anlamlı ve yerinde kullanmada üstünlük gösterir. Çeşitli kitaplar ile sınıf ortamı zenginleştirilmelidir.
İleri düzeyde mizah anlayışına sahiptir. Bu yönünün iyi anlaşılması ve desteklenmesi önemlidir. Etkinlikler arası geçişlerde gösteriler sunmasına fırsatlar verilerek bu yönünün olumlu anlamda kullanılarak çocuğun sosyalleşmesi sağlanabilir.
Bilişsel Gelişim Hızlı öğrenir ve hafızasını çok iyi kullanır. Tekrarı sevmez ve sabırsızdır. Tekrar edilen konuya farklı bakış açıları ile yaklaşıp ondan farklı çalışmalar yapması istenmelidir.
Meraklıdır ve sürekli sorular sorar. Çocuğun soruları sabırla cevaplanmalıdır. Öğretmen kendisinin bilmediği konularda “Ben de bilmiyorum. Beraber araştıralım.” gibi cevaplarla çocuğun sorusuyla ilgilendiğini belli etmelidir. Ya da “Benim bir arkadaşım bunu çok iyi biliyor. Ona sorabiliriz!” ve benzeri şeyleri söyleyerek çocuğu konu uzmanı ile görüştürmelidir.
Yaşına göre ilgi duyduğu alanda/alanlarda dikkatini uzun süre toplayabilir. Uzun zaman aralıklarında ilgi duyduğu şeyle ilgilenmesine ya da oyun oynamasına izin verilmelidir.
Düşünme ve yorumlama yeteneği yaşıtlarına göre daha farklıdır. Neden-sonuç ilişkilerini hızlı bir şekilde algılar ve bellekte uzun süre tutabilir. Bu çocuklara etkinliklerle ilgili analiz, sentez ve değerlendirme basamaklarında sorular yöneltilebilir. Örneğin; kekin yapımıyla ilgili olarak, çocuğa –kekin içine kabartma tozu konmasa kek nasıl olur? / -kek pişerken fırının ısısı doğru ayarlanmazsa ne olur? gibi sorular yöneltilebilir.
Üstün yetenekli çocuklar, benzerlikleri ve farklılıkları çabuk fark eder ve hızlı genelleme yapabilir. Bu yüzden benzerlikleri ve farklılıkları olan çeşitli özellikteki nesneler, durumlar ve olaylar sunarak çocuğun bu yönü desteklenmelidir.
Farklı zamanlarda öğrendikleri bilgileri, değişik durumlara uyarlayabilir. Çocuğa mümkün olduğunca farklı olaylar ve durumlar sunularak bu becerisinin gelişmesi sağlanmalıdır.
İlgi duyduğu konuda/konularda derinlemesine bilgiye sahiptir. Bu bilgileri arkadaşlarına anlatması/paylaşması için fırsatlar verilmelidir. Ayrıca çocuğun teknolojiyi kullanarak ailesine, başka insanlara sunum yapması sağlanabilir.
Fen ve doğa olaylarına, özellikle hayvanlar âlemine, sayılara ve sayı oyunlarına, sözcükler ve anlamlarına, kimyasal maddeler ve değişimlerine, mekanik aletlere karşı yoğun ilgiye sahiptir. Bunun için sınıf ortamında materyaller çeşitlendirilmelidir.
Her an gözlem yapar. Gözlemlediği ve ilgisini çeken bir olayı mutlaka dener. Bunun için dürbün, mercek, büyüteç, mikroskop gibi araç ve gereçlerle öğrenme ortamı zenginleştirilerek gözlem yapma istekleri desteklenmelidir. Gözlemlediği şeyleri kayıt altına alma veya raporlaştırma öğretilebilir.
Yaratıcı yeteneği yüksektir. Kimi zaman, orijinal ve etkileyici fikirler üretip, olağanüstü yorumlarda bulunarak yaratıcı düşünce yetisini sergiler. Kimi zaman da yaptığı sanat çalışmalarında (resim vb.) bu yeteneğini ortaya koyar. Bunun için fırsatlar verilmelidir.
Planlama, muhakeme, problem çözme ve soyut düşünme yeteneğine sahiptir. Düşünme becerilerini geliştirecek sorular sormalı ve düşünme yeteneğini geliştirmeye yönelik etkinlikler düzenlenmelidir.
Kendisi için yüksek standartlar belirler. Bu standartlara ulaşabilmesi için uygun yol ve yöntemler gösterilerek rehberlik yapılmalıdır.
Hayal gücü yaşıtlarına göre yüksektir. Hikâyeler, çizgi karakterler veya projeler üretmesine fırsat verilmelidir.
Özel yetenek alanı resim olan çocukların renkleri kullanma tarzları ve yaratıcı güçlerini ortaya koyma biçimleri oldukça farklı ve ilgi çekicidir. Öğretmen yaptığı çalışmada farklı teknikler kullanmalı ve bu teknikler hakkında çocukları bilgilendirmelidir. Farklı çalışmaların içerisinde bu tekniklerin nasıl kullanabileceğini göstermelidir.
Özel yetenek alanı müzik olan çocukların ritmi algılamaları gelişmiştir. Yeni duydukları müzik parçasını inanılmaz bir hızda kavrayıp aynı şekilde ifade edebilirler. Sınıf ortamı müzik aletleri yönünden zenginleştirilmelidir. Çocuğun kendini ortaya koyabilmesi için fırsatlar verilmelidir. Başarılı müzisyenlerin hayat hikâyeleri anlatılabilir. Hatta profesyonel müzisyenler sınıf ortamına davet edilebilir.
Sosyal ve Duygusal Gelişim Liderlik özelliğinden dolayı oyunları genellikle kendisi kurmak ister. Kurdukları oyunlardan çabuk sıkılabilir, yaşıtları oyuna daha yeni uyum sağlarken, üstün yetenekli çocuklar farklı bir oyuna geçmek isteyebilirler. Benzeri istekleri ve özellikleri nedeniyle yaşıtları ile oluşturdukları oyun grupları içerisinde uzun süre barınamayabilir. Zaman zaman uyumsuzluk gösterdiği de gözlemlenebilir. Bu gibi nedenlerle, büyüklerle iletişim kurmada daha istekli ve başarılıdır. Kendi bilişsel düzeyindeki çocuklarla bir araya gelmesi sağlanmalıdır.
Yönlendirmelerden ya da öğretilerden rahatsızlık duyabilir. Yöneltilen soruları cevaplamak ya da hazır bilgileri dinlemek yerine soru sormayı ya da anlatmayı tercih edebilir. Zaman zaman sınıf içi etkinlikleri yönetmesine izin verilebilir. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken noktalardan biri, bu çocuğun diğer çocuklardan çok fazla ayrıştırılmaması gerektiğidir.
Bu çocuklar, duygu ve düşüncelerini mutlaka ifade etme, başkaları tarafından kabul görme ve önem verilme gereksinimi içindedirler. Bu, sosyal-duygusal gelişimleri açısından önemlidir. Aynı zamanda bilişsel gelişimini de destekleyecektir. Öğretmen bunu bilerek çocuğun kendini ifade etmesine fırsat vermelidir. Bunu farklı yollarla yapması için de rehberlik edilmelidir.
Duygu ve düşüncelerini ifade edebilecekleri fırsatlar sunulmalıdır. Böylece düşünceleri arasındaki boşlukları fark edip, tamamlama fırsatı bulabilir. Gereksinim duydukları anda yönlendirme yerine rehberlik yapılabilir, gelişimlerini olumlu yönde destekleme fırsatları değerlendirilebilir.
Merak ettikleri konular hakkında araştırmacı ve hırslıdır. Merak ettiği şeyi nasıl araştırabileceği gösterilmeli, rehberlik edilmelidir.
Duygusal anlamda yüksek duyarlılık gösterir. Başkalarının duygu ve düşüncelerine önem verir. İletişime girdikleri kişilerin duygu ve düşüncelerini anında algılama ve yorumlama yeteneğine sahiptir. Paylaşıma her zaman açık ve yardımseverdir. Hatta arkadaş grubu içerisinde, yardıma ihtiyacı olan arkadaşlarına, karşılık beklemeden yardıma hazırdır.
Deneme-yanılma ya da model alma yoluyla öğrenmeyi seçer. Gördüğü bir davranış ya da olay, ne kadar gerçek dışı olsa da, mutlaka deneme ve sonuca ulaşma konusunda ısrarcı olabilir. İsteklerinin engellenmesi ya da ertelenmesi durumunda hırçınlaşabilir. Öğretmen güvenli ortamlar sağlayarak çocuğun olabilirleri ya da olamayacakları bizzat yaşayarak görmesini sağlamalıdır.
Yeni denemelere açıktır. Mümkün olduğunca yeni şeylerle tanışması sağlanmalıdır. Müzeler, sanat galerileri, alan gezileri, farklı kişiler ve farklı yerler görmesi sağlanmalıdır.
İç denetimlidir. Öğretmen bunun farkında olduğunu olumlu pekiştireçlerle hissettirmelidir.
Yetenekli olduğu alanla ilgili kendisinin ve diğerlerinin yeteneği hakkında yargıda bulunabilir. Tüm çocukların farklı özelliklerinin olabileceği ve tüm çocukların eşit ve değerli olduğu çocuğa gösterilmelidir. Herkesin olduğu gibi kabul edilmesi gerektiği ile ilgili etkinlikler yapılmalıdır.
 Motor Gelişim Bilişsel becerileri diğer becerilerden önce geliştiği için motor becerileri de bilişsel beceri hızına ulaşamamaktadır. Bu durum üstün yetenekli çocukların hırslanma ve öfke nöbetleri yaşamalarına neden olmaktadır. Öğretmen bilişsel beceriler ve motor becerileri arasındaki uyumu sağlamak için çocuğun teknolojiyi kullanmasını desteklemelidir.
Psikomotor alanda üstün yetenekli çocuklar, başlangıçtaki motor gelişim hızını ileri dönemlerde de sürdürmektedirler. Üstün yetenekli çocuklar, kullanımı karmaşık olan spor aletlerini rahatlıkla kullanabilmektedirler. Okul bahçesi çeşitli spor aletleri ile düzenlenmelidir.
Bilişsel, sosyal ve duygusal alanlarda yaşıtlarından erken gelişim gösteren çocuklar, enerjilerini ve zamanlarını sanat, müzik, resim gibi alanlara daha fazla ayırdıkları için motor becerilerini geliştirmeye yönelik faaliyetler için çok fazla fırsat bulamamaktadırlar. Bundan dolayı motor becerileri akranlarına oranla geri kalabilir. Motor becerilerini geliştirecek faaliyetlere yönlendirilerek motor becerilerinin gelişmesi desteklenmelidir.
Yazdır

DİL VE KONUŞMA BOZUKLUĞU RİSKİ OLAN ÇOCUKLAR

Aktif .

 

DİL VE KONUŞMA BOZUKLUĞU RİSKİ OLAN ÇOCUKLARI DESTEKLEMEDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR

 BELİRTİLERİ

Alıcı dil becerilerinde sorun yaşayan çocuklar:

  • Sorulara uygun cevaplar veremezler,

  • Sözlü olarak sunulan bilgiyi kullanamazlar,

  • Sözlü yönergeleri takip edemezler,

  • Nitelik, sıralama, karşılaştırma bildiren kavramları anlamada zorlanırlar,

  • Karmaşık cümleleri anlamada zorlanırlar.

İfade edici dil becerilerinde sorun yaşayan çocuklar:

  • Dil bilgisi kurallarını yanlış kullanırlar,

  • Bir konudan başka bir konuya atlarlar,

  • Sözcük dağarcıkları sınırlıdır,

  • Konuşurken doğru sözcüğü bulmada zorlanırlar,

  • Soru sormaktan çekinirler,

  • Hangi soruyu soracağını, soruyu nasıl soracağını bilemezler,

  • Konuşurken aynı bilgiyi defalarca tekrarlarlar,

  • Konuşurken karşılarındakilere yeterli bilgi aktaramazlar.

 GELİŞİM ALANLARI

 DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

Özbakım Becerileri

 

Özbakım becerilerinin kazandırılması, normal gelişim gösteren akranlarıyla aynı aşamalarda gerçekleşir.
Model olunarak yapılan çalışmalar hem çocuğa hem öğretmene kolaylık sağlar.
Dil Gelişimi Çocukla normalden biraz daha yavaş ve sakin bir biçimde konuşulmalıdır.
Çocuk konuşurken dikkatle dinlemelidir.
Çocuğun taklit etmesi için ona uygun model olunmalıdır.
Çocuğun ifadeleri yeni sözcükler eklenerek genişletilmelidir. Çocuk “kedi” derse, “evet küçük kedi”/ “kedi üşümüş” gibi genişletmeler yapılabilir.
Çocuklarda dil ve konuşma bozuklukları fark edildiğinde ilgili uzmanlara yönlendirme yapılmalıdır.
Bilişsel Gelişim Bilişsel becerilerin kazandırılması, normal gelişim gösteren akranlarıyla aynı aşamalarda gerçekleşir.
Model olunarak yapılan çalışmalar hem çocuğa hem öğretmene kolaylık sağlar.
Sosyal ve Duygusal Gelişim Grup etkinliklerine katılması konusunda cesaretlendirilmelidir. Ancak grup önünde sunu/konuşma yapması için zorlanmamalıdır.
Sınıftaki çocuklar dil ve konuşma bozukluğu olan arkadaşlarını kendi gruplarına almaları konusunda yönlendirilmelidir.
 Motor Gelişim Motor becerilerin kazandırılması, normal gelişim gösteren akranlarıyla aynı aşamalarda gerçekleşir.
Model olunarak yapılan çalışmalar hem çocuğa hem öğretmene kolaylık sağlar.
Bonus William Hill
Bonus Ladbrokes
Premium Templates