Yazdır

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI'NDAN 66-69 AY AÇIKLAMASI

Aktif .

BASIN AÇIKLAMASI

 

2012-2013 eğitim öğretim yılında, ilkokul 1. sınıfa kayıt olması gereken 2.313.888 çocuk olup, bunlardan 66 ayını dolduran 1.656.211'i zorunlu olarak; 60-66 ay arasındaki 657.677 çocuktan 141.494'ü ise isteğe bağlı olarak ilkokul 1. sınıfa kaydedilmiştir. 66 ay ve üzeri olan çocuklardan okula hazır olmayan 79.565 çocuk ise alınan sağlık raporu neticesinde okul öncesi eğitime yönlendirilmiş veya kayıtları 1 yıl ertelenmiştir. Rapor alan 79.565 çocuktan 59.889'unun (yaklaşık %75) 66-69 ay arasındaki çocuklardan olduğu tespit edilmiştir.

 

14.08.2013 tarih ve 28735 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikte yapılan değişiklik sonucu, 66, 67, 68 aylık (2008 Yılı Ocak-Şubat-Mart doğumlular) çocuklar 1. sınıfa kaydedilecek ancak velisinin yazılı talebi doğrultusunda, rapor istenmeksizin kayıtları 1 yıl ertelenebilecek veya okul öncesi eğitime yönlendirilebilecektir.

 

Bu değişiklikle okullara kayıt yaşı ile ilgili olarak hiçbir politika değişikliğine gidilmesi söz konusu değildir. Ancak bu yaş grubundaki çocukların velilerinden gelen yoğun talepler dikkate alınarak, ilgili yönetmelik maddesinde düzenlemeye gidilmiştir. Düzenleme sonrası 69, 70, 71 aylık (2007 Yılı Ekim-Kasım-Aralık doğumlular) olup, 1. sınıfa kaydedilen çocuklardan okula hazır olmayanların kayıtları, alınacak sağlık raporu doğrultusunda 1 yıl ertelenebilecek veya okul öncesi eğitime yönlendirilebilecektir.

 

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

 

Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği

Yazdır

ÇOCUĞUN GELİŞİMİNDE VE EĞİTİMİNDE BABANIN ÖNEMİ, BABALARIN ROLLERİ

Aktif .

Babalar Dikkat!
Toplumumuzda genel olarak baba ailenin reisi ve evin geçimini üstlenen bireydir. Bu nedenle çocukla çok fazla zaman geçirme fırsatı olmaz anlayışı vardır. Ancak bu anlayış yavaş yavaş değişmektedir. Artık biliyoruz ki, babaları ile oyun oynayan, zaman geçiren çocuklar diğerlerine oranla pek çok bakımdan (zeka, sosyal gelişim gibi) olumlu etkilenmektedirler. Değişen bu "baba" anlayışının toplumda her gün daha fazla yerleştiğini söylemek mümkündür. Reklamlarda maça gitmek yerine çocuklan ile zaman geçirmeyi seçen baba örneklerinin olması, medyada yer alan birtakım örnekler "yeni" baba anlayışının yerleşmesinde etkili olacaktır. En azından babanın sadece "para kazanan" rolünden kurtulması adına önemli rol oynayacaktır.
Çağdaş baba, çocuklarının gelişimini takip eden, anne ile çocuğun bakım ve eğitimini paylaşan babadır. Bu da alt değiştiren, çocuğunu sadece futbol maçına değil, tiyatroya da götüren baba imajını doğurmaktadır.
Özellikle erkek çocuklarının baba modeline ihtiyaç duymaları göz önünde bulundurulduğunda babanın çocuğun eğitimindeki önemi tartışılmaz olarak ortaya çıkmaktadır. Babanın varlığı çocuğun hayatını zenginleştirir.
Baba "eştir", bu yüzden annenin en büyük yardımcısı ve onun görevlerini paylaşan kişidir. "Anne" ve "baba" görevleri değil, ortak görevler söz konusudur.
Çocuğun Eğitiminde Babanın Rolü
Son yıllarda çocuğun eğitiminde babanın etkileri üzerine yoğun bir dikkat söz konusudur. Annenin çocuğun gelişimine katkıları ile ilgili araştırmalar ve programların sayısı babalarla ilgili olanlardan fazladır.
Babanın çocuğun gelişiminde aktif rol almasının olumlu etkiler yaptığı ilgili araştırmalarda gözlenmiştir. Bu etki çocuğun zihinsel gelişimim, sosyal ve duygusal gelişimini kapsamaktadır. Çocuğun yetiştirilmesinde sorumlu diğer kişilerle (anne veya başkaları) eşit görev alan babaların çocuklarının daha fazla öz güven, başarı duygusu ve özsaygı sahibi oldukları ortaya çıkmıştır. Bu babaların, çocuklarına daha sevecen ve yakın ilişkiler içinde oldukları ifade edilmektedir.
Araştırmaların dışında günlük hayattaki gözlemler de babaların annelerden daha farklı bir rol üstlenmiş olduklarını ve onlardan daha farklı davrandıklarını, olaylar karşısındaki tepkilerinin daha farklı olduğunu göstermektedir. Bu da çocuğun davranış yelpazesine zenginlik katmakta, ayrıca çocuğun ruhsal sağlığı açısından önem kazanmaktadır, çoğu kez anneler daha kuralcı, belli şeylerin yerine getirilmesi taraftarıyken, babalar daha rahat davranabiliyorlar. Annelik içgüdülerinin ağır bastığı yerde babanın dengeleyici unsuru önem kazanmaktadır. Bütün bu söylenenler kesinlikle genelleme yapılarak ifade edilemez. Ancak pek çok kez babaların"rahatlığının" çocuğun eğitiminde daha olumlu bir katkı yaptığını düşünmüşümdür. Sık sık çocuk parkına giden annelerin gözlemleri de şöyledir. Anneler daha çok her tarafı kum olur.", "Üstünü basını kirletir." diye titizlenirken, babalar bu konuları pek umursamazlar. Bu yaklaşım çocuğa bir şeyleri deneme özgürlüğü vermektedir. Bazı anneler küçük çocuklarını korumak için kaydırağa tırmanırlar ve çocuğu oradan idare ederler. Bu basit gibi görünen davranışla çocuğa verilen o kadar mesaj var ki oysa. Tek başına merdivenden tırmanmasına izin verilmeyen ve tek basma kaydıraktan kaymayı deneyemeyen çocuğun daha sonra kendine güvenli bir birey olması nasıl beklensin ki? Oysa anne, koruyuculuk görevini ona yandan destek olarak, ona cesaret vererek, sakin olmasını söyleyerek yapabilir. Babaların bu gibi durumlarda çocuklarına daha fazla güven aşıladıklarını düşünüyorum. Bununla beraber abartıp çocuktan kendini aşan taleplerde bulunan, "Benim aslan oğlum yapar." sorumluluğunu yükleyerek taşıyamayacağı bir yükü çocuğun sırtına bindiren ve bunu bir marifet zanneden babaların da eleştirmeden geçemeyeceğim.
Baba olarak çocuğun yanında olmak anne olarak yer almaktan farklıdır. Çocuğunuzun bu farkı yaşama hakkı olduğunu unutmayın.
Çocukların anne babalarından küçük, ama anlamlı istekleri olur. İşte bir çocuğun babasından ne istediğini anlatan öğretici bir hikaye:
Baba, Beni Duyuyor musun ?
Adam yorgun argın eve döndüğünde 5 yaşındaki oğlunu kapının önünde beklerken bulmuş. Çocuk babasına "Baba, bir saatte ne kadar para kazanıyorsun?" diye sormuş. Zaten yorgun gelen adam "Bu senin işin değil." diye yanıtlamış. Bunun üzerine çocuk "Babacığım, lütfen, bilmek istiyorum." diye ısrar etmiş. Adam illaki bilmek istiyorsan, “saatte yirmi dolar kazanıyorum” diye yanıt vermiş. Bunun üzerine çocuk “baba bana 10 dolar borç verir misin?” diye sormuş adam iyice sinirli bir şekilde “benim senin oyunlarına ayıracak zamanım ve param yok, derhal odana git ve kapını kapat” demiş çocuk sessizce odasına çıkmış kapısını kapatmış.
Aradan bir saat geçtikten sonra biraz daha sakinleşince, çocuğun parayı neden istediğini sormadığı aklına gelmiş. «Belki de gerçekten lazımdı." diye düşünmüş. Çocuğun odasına çıkmış ve kapıyı açmış. Yatağında olan çocuğa "Uyuyor musun?" diye sormuş. Çocuk, "Hayır." diye yanıtlamış. "Al bakalım istediğin on dolan. Sana az önce sert davrandığım için üzgünüm, ama uzun ve yorucu bir gün geçirdim." demiş. Çocuk sevinçle bağırmış, "Teşekkürler babacığım." Yastığının altından başka buruşuk paralar çıkarmış, babasının suratına bakmış ve yavaşça paraları saymaya başlamış. Bunu gören babası iyice sinirlenerek "Paran olduğu halde neden benden para istiyorsun? Benim, senin saçma çocuk oyunlarına ayıracak vaktim yok." demiş. Çocuk, "Param vardı, ama yeterince yoktu." demiş ve paralan babasına uzatarak; " işte yirmi dolar. Bana bir saatini ayırabilir misin?" diye eklemiş.
Çocuğunuzun size anlatmak istediklerini ne kadar duyuyorsunuz?

Babaların Çocukların Cinsiyet Gelişimlerine Etkileri
Babaların çocuğun zihinsel ve kişilik gelişimine etkilerinin yanı sıra üçüncü olarak çok önemli rol oynadıkları alan cinsiyet gelişimidir. Babanın erkek ve kız çocuğu ile ilişkisi üzerinde durmak gerekir. Son derece geniş olacağı tahmin edilebilen davranış yelpazesine girmek yerine babaların çocuğun cinsiyetinin neyi farklı kılıp neyi kılmadığı konusundaki fikirlerinde açık olmaları gerektiğini vurgulamak gerekir. Bu açık olma daha çok farkındalığı ifade etmektedir. Bir baba olarak kız çocuğuna ve erkek çocuğuna yönelik farklı (hangi noktalarda olduğu da önemlidir) fikirlerinizin ona vereceğiniz eğitime etkisini düşündünüz mü?

Araştırmalar babanın, özellikle erkek çocuğun cinsiyetine uygun davranışları kazanması üzerine önemle durmaktadır. Sözü edilen etki tahmin edilebileceği gibi sadece erkek çocuklarla sınırlı değildir. Erkek çocuklarının babayı model aldıkları doğrudur
ancak bunun yanı sıra kızların da babaları ile etkileşimde bulunmaları olumlu etkiler yaratmaktadır. Tıpkı erkeklerde olduğu gibi babası olan kız çocuklarının cinsiyetine uygun davranışlarını diğerlerine oranla daha fazla gösterdikleri görülmüştür.
kız çocuğu babası ile şefkatli ve güvenli bir ilişki kuramamışsa ergenlik döneminden başlayarak evliliğinde dahi karşı cinsle olan ilişkilerinde sorunlar yaşayabilmektedir.
Babanın, cinsiyeti ne olursa olsun, çocuğuna tutumu ona vereceği eğitimi doğrudan etkilemektedir.
Peki ya gerçekten kaç baba bu konuda objektif olabilmektedir?

Baba Yoksa;
II. dünya savaşından sonra babasızlığın çocuk gelişimi üzerindeki etkileri araştırılmaya başlanmıştır.

Bu araştırmalar çocuğun;
l) Bilişsel gelişimi,
2) Ahlakî gelişimi,
3) Cinsiyet rollerinin kazanılması ve gelişimi ve
4) Davranış bozuklukları üzerinde yoğunlaşmıştır.

Babasızlığın çocuğun bilişsel gelişimine olumsuz etkisi sonuçlarına ulaşılmıştır. Babasızlığa yol açan etkenler de önemlidir. Babasını kaybeden bir çocukla boşanma sonucunda babasız kalan çocukta etkiler farklıdır. Baba kavramının çocuğun zihninde yer alması önemlidir.

Babasızlığın ahlakî gelişim üzerindeki etkileri konusundaki araştırmalar önemli bir olumsuz etkiden söz etmemektedirler. Buna karsın cinsiyet rollerinin kazanılması ve gelişimi ile ilgili etkiler daha farklıdır. Hem kız, hem de erkek çocuklarda olumsuz etkiler söz konusudur. Babasız yetişen çocuklarda parçalanmış aileden gelenlere veya aşırı erkeksi çocuklara oranla daha az erkeksi davranış gözlenmiştir. Kız çocuklarda bu etkiler erkeklerden farklı olarak ilkin ergenlikte görülmektedir. Davranış bozukluğu ve babasızlık konusundaki çalışmalar çok fazla bilgi verememektedir.

 

Yazdır

DİSLEKSİK BİREYLERİN EĞİTİM ORTAMLARINDAKİ YASAL HAKLARI

Aktif .

     Disleksik bireylerin yaşamış oldukları güçlükleri kolaylaştırmaya yönelik birtakım anayasal haklar verilmiştir. Bireylerin yaşam becerilerini kolaylaştırmanın yanı sıra eğitsel, sosyal vb. becerilerini desteklemeye yönelik haklar Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayınlamış olduğu “Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nde yer almaktadır.
Yönetmeliğe göre disleksik (özel öğrenme güçlüğü yaşayan) birey; “dili yazılı ya da sözlü anlamak ve kullanabilmek için gerekli olan bilgi alma süreçlerinin birinde veya birkaçında ortaya çıkan ve dinleme, konuşma, okuma, yazma, heceleme, dikkat yoğunlaştırma ya da matematiksel işlemleri yapma güçlüğü nedeniyle özel eğitim ve destek eğitim hizmetine ihtiyacı olan bireyi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
     Bu tanıyı almış bireyler eğitim ortamlarında uyum becerilerini kolaylaştırmak adına “kaynaştırma eğitimi” programına dahil edilmiş ve gerekli işlemleri gerçekleştirmek için Rehberlik ve Araştırma Merkezleri görevlendirilmiştir. Rehberlik ve Araştırma Merkezinden alınacak olan rapor aracılığıyla öğrencinin okul ortamında çalışma becerileri, sosyal ilişkiler, uyum güçlükleri, planlama, zaman yönetimi, okuma, yazma vb. becerilerin desteklenmesine yönelik önlemler bütününü oluşturan bireyselleştirilmiş eğitim programının (BEP) uygulanması sağlanmıştır.  Böylelikle öğrencinin sosyalleşmesini destekleyecek tedbirlerin yanı sıra, bireysel özellik ve ihtiyaçlara uygun eğitim fırsatı yaratılmıştır. Başarının değerlendirilmesinde ise disleksik bireylere özgü pozitif ayrıcalıklar tanınmış, en sık karşılaştıkları güçlüklerden biri olan okuma ve yazma konusunda kolaylık sağlayan önlemler alınmıştır. Örn: “Yazma güçlüğü olan öğrenciler ve özel öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin değerlendirilmesi sözlü, sözlü ifadede güçlük yaşayan öğrencilerin değerlendirilmesi ise yazılı olarak yapılır. Yazılı ve sözlü ifade etme becerilerinde yetersizliği olan bireyler ise davranışlarının gözlemlenmesi yoluyla değerlendirilir.”
     Disleksik bireylerin eğitim ortamlarındaki yasal haklarına yönelik tüm ayrıntıları “Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nde bulabilirsiniz. İncelemek için tıklayınız.

Öğrenme güçlüğü ve uyum sorunları vb. konularda bize danışabilirsiniz. Danışmanlarımız aracılığıyla yapılan online bilgilendirme ve yönlendirme hizmetimiz ücretsizdir. Sorularınız için tıklayın.

Yazdır

Üstün yeteneklilere 3 yıl erken mezuniyet

Aktif .

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), üstün yetenekli öğrenciler için hazırlanan strateji planını hayata geçirmek için çalışmalara başladı. Konuya ilişkin olarak açıklamalarda bulunan Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa Baloğlu, bakanlıkça hazırlanan strateji planının, ilkokulda üstün yetenekli çocukların ayrıştırılmadan akranlarıyla birlikte eğitim almasını düzenlediğini belirtti. İlkokulda bu öğrencilerin diğer öğrencilerle olmalarının özellikle sosyal avantajları olduğunu ifade eden Baloğlu, ders programlarında yapılacak zenginleştirme ve farklılaştırma çalışmalarıyla çocukların daha da ilerleyebileceğini söyledi.

Mevzuata ilişkin çalışma yaptıklarını anlatan Baloğlu, düzenlemenin kabul edilmesi halinde üstün yetenekli öğrencilerin sınıf atlayabileceğini de kaydetti. Mevcut yönetmelikte ilkokulda bir kere sınıf atlama olduğunu vurgulayan Baloğlu, “Önerimiz ilkokulda 1, ortaokulda 1 ve lisede de 1 kere sınıf atlayabilsin. Bu öğrenciler 1’er kere sınıf atlasa, 15 yaşında üniversiteye gitme şansı elde edebilecekler” diye konuştu. Üstün yetenekli öğrencilerin en belirgin özelliğinin okuma yazmayı erken öğrenmeleri olduğunu ifade eden Baloğlu, ilkokul müfredatının büyük bir kısmının okuma yazma olduğunu ve bu çocukların bilmesi halinde de gerekli prosedürlerin işletilmesi şartıyla sınıf atlayabileceklerini bildirdi.

Veli ve uzmanlar karar verecek

Bu kararda veliye de söz verileceğine işaret eden Baloğlu şöyle devam etti: “Sadece veli değil, uzmanlar da karar verecek. Öğretmen bakacak, bu çocuk okuma yazma biliyor, bu kazanımları elde etmiş, diyecek ve gerekli prosedür başlatılarak bu çocuğa sınıf atlatılacak.

Üstün yeteneklilerin eğitiminde yapılabilecek uygulamalar arasında sınıf atlamanın yanı sıra üst sınıftan ders alma gibi yöntemlerin de uygulanabilecek. Öğrencinin lisedeyken üniversiteden de ders alınabilmenin yolları tartışılıyor. Bu tür yöntemleri uygulayan çok sayıda örnek ülkeler bulunuyor.”

Kaynak: AA

Bonus William Hill
Bonus Ladbrokes
Premium Templates