Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Blog

Yazdır

AİLE İÇİ İLETİŞİM

Aktif .

 

Çalışırken, dinlenirken, müzik dinlerken, araç kullanırken ve hatta uyurken bir çok insanın aklına ilk olarak ailesi gelir. Her anımızda yanımızdadırlar. Onları asla ve asla kaybetmek istemeyiz. Peki ailemizi bu kadar çok seviyorken gerekli önemi veriyor muyuz? Yeterince onlara vakit ayırabiliyor muyuz? İşlerimizin yoğunluğunu gerekçe olarak sunabiliriz, peki onlarla bir arada olduğumuz zamanlarda onlara kendilerini değerli hissetme duygusunu tattırabiliyor muyuz? Hadi bunu da bir kenara koyalım, onlara içten bir “Merhaba!” diyebiliyor muyuz?
İletişimin en temel kuralı samimi bir merhaba sözü ve gülümsemedir; biz bunu sergilemekte bile bazen problem yaşayabiliriz. Aile içinde birçok sorun aslında iletişim engellerinden kaynaklanıyor. Çünkü birbirimizi anlamaya çalışmıyor halimizi hatırımızı uygun bir dille soramıyoruz. Aile içinde sağlıklı bir iletişimin olmazsa olmaz kuralları vardır. Aile üyelerinin kendilerini değerli hissetmeleri en temel gereksinimleri arasında yer almaktadır. “Ben değerliyim” duygusunu tadamayan birey bunu farklı yollarla giderme çabasında bulunacaktır. Ergenlik döneminde yaşanan bir çok sorunun altında değersizlik duygusu yatmaktadır.


Aile içerisinde kazanılması gereken diğer bir duygu ise bireyin kendini güvenli bir ortamda hissetmesidir. Kendisini güven içinde bulmayan çocuk ailenin dışında bir yere yönelerek aile ile olan bağlarını koparabilir. Aile içinde dayanışma ve temel güven ortamı yaratıldığında, dış dünya ile etkileşim sürecinde yaşanılan olumsuz olaylar birey üzerinde çok yıpratıcı bir etki bırakmaz. Eğer aile içinde güven ve dayanışma sağlanmamışsa bu insanlar yoğun stres ve gerginlik yaşarlar. Bu kişiler kendilerine dahi güvenemezler. Dolayısıyla çevresinde yakın ilişkiler kuramazlar.
Sorumluluk duygusu ise tamamen anne babanın söz ve davranışlarının yansıması olarak gelişir. Çocuklara yaşına göre sorumluluk kazandırmak zamanla kendi kararlarını verebilme yetisini kazandırır. Dolayısıyla sorumluluk yükleme konusunda acele etmemek gerekir. Zamanla zorluklarla mücadele ederek üstesinden gelmeyi başaracaktır.

Temel gereksinimleri yerine getirilen bireyler mutluluk duygusunu hatta kendini gerçekleştirme doyumuna ulaşabilirler. Tüm ihtiyaçları dengeli ve tutarlı ölçüde karşılanan bireyler artık hayata daha sıkı tutunabilen, ailesine bağlı ve onlara karşı sorumluluklarını bilen ve bir o kadar güçlü bir birey haline gelir.
Aile içerisinde bahsedilen ortamların yaratılması ve aile içi iletişime her an önem verilmesi gerekmektedir. Etkili bir iletişim ortamı yaratabilmek için ise bireylerin birbirine saygılı olması, doğal davranabilmesi, birbirlerini anlayacak ölçüde empatik olabilmesi, etkin bir dinleyici olması gerekmektedir. Ayrıca neyi, ne zaman, nerede, ve nasıl söyleyeceğini bilmek iletişimin vazgeçilmezleri arasında yer almaktadır. Birbirimizle konuşurken dinlediğimizi karşımızdakine bakışlarımızla, beden duruşumuzla ve sözel geribildirimlerimizle hissettirmeliyiz.
Etkili bir iletişimde kaçınılması gereken davranışlar;
-Sıklıkla emir cümleleri kurmak .
-Gözdağı vererek konuşma biçimi.
-Sürekli öğüt verme.
-Çözüm önerileri getirme.
-Sıklıkla yargılamak.
-Eleştirmek.
-Çocuğu sürekli övmek .
-Ad takmak, alay etmek.
-Sürekli soru sormak, sınamak, sorgulamak.


 

Bonus William Hill
Bonus Ladbrokes
Premium Templates